“…Âlem Gider Mersin´e!..”

Yoksa duymuş muydunuz? Doğrusu, pek sanmıyorum: Trabzon ve havâlisinde yaşıyorsanız, belki! ‘Ulusal Kanal’ ı dinliyordum; Doğu Karadeniz Ticaret Odası Başkanı vermiş veriştirmiş! İran, Gürcistan, Rusya ve Asya Türk Cumhuriyetleri üzerinden, Avrasya ‘da bunca ticâret imkânı varken; kör değneğini bellemiş gibi, neden Ankara , handiyse bir ‘Avrupa Birliği’ fikr-i sâbiti içindeymiş! Oysa o yörede, gittikçe genişleyen, genişledikçe örgütlenen, farklı ve kalabalık bir ‘Pazar’ olduğu kesin! Avrupa ‘nınsa, onca inat, ısrar ve dalkavukluğumuza rağmen, bize yüz vermediği -vermek de istemediği- meydanda! Öyleyse acaba neymiş, neyi ifâde ediyormuş, bu tek yanlı bağlılık? ( ‘Ulusal Kanal’ 22 Ekim 2004, Ana Haber Bülteni).

Neresinden baksanız, Ticaret Odası Başkanı haklı görünüyor; Türkiye ‘nin hangi bucağında olursa olsun, ‘yurttaşlık bilincini’ kaybetmemiş her Türk, onun gibi düşünür; hele ona da, bana olduğu gibi, Allah’ın Taşkent ‘inden son derece ilginç, dumanı üstünde bir e-mail kopup gelmiş, olursa!..

Duşanbe zirvesi…

(Belge/1. …haber kısaca şöyle veriliyor: ”…Şanghay İşbirliği Örgütü üyesi olan, dört Ortaasya ülkesinin kurduğu; ve bu yıl içerisinde, üyelerinin, Rusya’nın katılımı konusunda da talepte bulunduğu ‘Ortaasya İşbirliği Örgütü’nün Duşanbe Zirvesi’ne ilişkin bilgiler, ekte sunulmaktadır…” Haberin, dolayısıyla olayın önemini ve ciddiyetini anlamak için, önce katılan ülkelere bir göz atar mısınız? ”Rusya Devlet Başkanı Putin’ in de aralarında bulunduğu toplantıda, Cumhurbaşkanı Kerimof ile birlikte Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayef, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Asker Akayef ve Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahmanof yer aldı.” Daha sonra gündeme geçilerek, nelerin tartışıldığı özetleniyor:

”a/. Bölgede, Kerimof tarafından ‘Ortak Pazar’ın oluşturulmasına ilişkin Özbekistan önerisine uygun bir taslak hazırlanmış ve bu taslak onaylanmıştır.”

”b/. Ekonomik suçlarla mücadele için bir konsorsiyum oluşturulması gereği belirtilmiş; ayrıca Dünya Bankası’nın, Asya Kalkınma Bankası’nın ve İslâm Kalkınma Bankası’nın da, finans kuruluşu sıfatıyla bu ‘Ortaasya Ortak Pazarı’ içinde yer almayı talep ettikleri açıklanmaktadır ki, bu da gerçekleşme yolundaki projenin, dünya çapındaki önemini gösterir…”

”c/. Ayrıca Eylül’de Astana’da yapılan ‘zirve’de gündeme getirilen ‘terör örgütleri ve teröristler’in ortak listesinin oluşturulması önerisinin, gerçekleştirilmesi yolunda çalışma başlatılması kararı alınmış; üye ülkelerin, güvenlik ve istihbarat birimlerine, bu listelerin oluşturulması konusunda, tâlimat verilmiştir…”

”d/. Bu toplantıyla Rusya Federasyonu’nun kuruluşa ‘asil üyeliği’ kabul edilmiştir. Özbekistan Cumhurbaşkanı Kerimof, konuyla ilgili olarak demiştir ki: ”…Rusya’nın örgüte üyeliği doğal ve yasal bir sürecin gereğidir; çünkü bu ülke, Ortaasya’da barış ve istikrar sağlanması için çaba gösteriyor; ayrıca kendisinin de büyük ve önemli çıkarları vardır, bu yüzden de Rusya’nın üye olmasının, örgütün kapasitesi ve etkinliği açısından önemi büyük olacaktır…” (Taşkent BM Tabm *bcc.com.uz 19 Ekim tarihli e-mail haberidir).

Ne buyruluyor? Sadece bu haber bile, Doğu Karadeniz Ticaret Odası Başkanı ‘nın tepkisini haklı çıkarmıyor mu?)

Türkiye’nin ‘yok saymak’ gafleti…

…Ankara, on yıl sonrasına ait meçhul bir ‘hayâl-i ham’ ardına düşmüş. Avrupa başkentlerinde köşe kapmaca oynarken; aynı günlerde, Asya ‘da, başka ve hayli önemli gelişmeler yaşanıyordu. En çarpıcı olanı besbelli Vietnam ‘ın başkenti Hanoi ‘de gerçekleştirilen Asya/Avrupa Birliği 5. Ortak Toplantısı, ki aslında AB ‘nin -Ankara ‘nın aksine- Avrasya ‘ya ne kadar önem verdiğinin tartışılmaz belirtisidir.

”…7 Ekim 2004’te 13’ü yeni üye, 39 ülkenin liderlerinin katıldığı zirvenin ana konusu; Asya ve Avrupa arasındaki ortaklık ilkelerinin daha da zenginleştirilip canlandırılması oldu…”

”…genişlemenin gerçekleşmesinden sonraki bu ilk Asya/AB Zirvesi, 2 milyar 400 milyondan fazla nüfusu içine alan, dünya gayrisafimilli hâsılasının yarısından fazlasını oluşturan, bir kıtalararası diyalog ve işbirliği forumu haline geldi…” (Aydınlık, 17 Ekim 2004).

Bunlara ek olarak, ayrıca tartışılması ve Türkiye açısından taşıdığı, -ya da taşıyabileceği- önemin üzerinde durulması gereken, üç Avrasya olayı daha sayılabilir: a/ Fransa Cumhurbaşkanı Chirac’ ın Çin ziyareti. b/ Rusya Federasyonu Başkanı Putin’in Çin ziyareti. c/ Aralık ayının ikinci haftasında gerçekleştirileceği ısrarla belirtilen, Putin’in Ankara ziyareti.

Belki de bu son ziyaret sayesinde, Türkiye ‘nin, ona kucak açan alternatif çözüm olanaklarını, yok saymak gafletinde devam edip etmeyeceğini, anlamış olacağız…

Cumhuriyet, 03.11.2004