Attilâ İlhan´ı Yitirdik

Türk Dili Dergisi

Attilâ İlhan, 11 Ekim 2005 salı günü evinde yaşama gözlerini yumdu. 13 Ekim perşembe günü Aşiyan gömütlüğünde toprağa verdik. Onun öleceğini hiç kimse düşünmüyordu. Ölümü herkesi şaşırttı.

1925 doğumlu olan Attilâ ilhan, 1946’da birdenbire herkesin dikkatini çekmişti, birdenbire girmişti yazın evrenimize. Henüz lise öğrencisiydi.

1946’da, “yeni şiir ve edebiyat” tartışmaları vardı. Bu tartışırların etkisiyle, bugün şiirimiz hangi düzeydedir, romanımız hangi düzeydedir soruları geliyordu usumuza. Devlet de ilgileniyordu bu tartışmalarla. Sonunda karar verildi.

Yarışma açılsın, gelen kitaplar, şiirler, yazınımızın düzeyini gösterecektir bize!

Hem roman için hem şiir için yarışma açıldı 1946’da.

1945’te oluşturulan yapıtlarla başvurulacaktı. Türkiye çapında duyuru yapıldı.

164 şairden gelen 500’e yakın parçayı inceledikten sonra üç şiir en iyi olarak seçiliyor.

Birinci: Cahit Sıtkı Tarancı. Şiiri “Otuz Beş Yaş”;

ikinci: Attilâ ilhan. Şiiri

“Gâvurdağlarından Rivayet-Cebbaroğlu Mehemmet”

Üçüncü: Fazıl Hüsnü Dağlarca. Şiiri “Cakır’ın Destanı’ndan bir şiir”.

Bu şiirlerin üçü de çok beğenildi. Seçici kurulun seçimi herkesçe onaylandı. Ancak Attilâ İlhan’ın adına karşı çıkıldı. Kimdi bu Attilâ ilhan. Kimse tanımıyordu. Cahit Sıtkı Tarancı ile Fazıl Hüsnü Dağlarca herkesçe tanınıyordu, şiirleri biliniyordu. Bu şiirler gibi birçok şiirleri vardı. Usta şair olduklarını kanıtlamışlardı. Bu türden güzellikleri her zaman yaratabileceklerine herkes güveniyordu. Kimsenin tanımadığı, bir lisede okumakta olan bir çocuğa bu büyük ozanların arasında ödül verilmemeliydi. Raslantı olarak yakaladığı bir güzelliği ya sürdüremezse, seçici kurul üyeleri utanmayacaklar mıydı? Raslantı olarak yakalanmış bir güzellik için ödül verilemezdi.

Tartışmalar sürdü gitti.

Geçen zaman içinde, bilindiği gibi, seçici kurulun yüzünü kara çıkarmadı Attilâ İlhan. Hep yüksek düzeyde şiirler üretti, ilk yakaladığı “Cebarağlu Mehemmet” şiirinin düzeyinden hiç aşağı düşmedi.

Attilâ İlhan’la ilgili güzel bir anı bu, onunla ilgili bir olay bu. Anılarına saygıyla…

Türk Dili Dergisi / Sayı 111 Kasım Aralık 2005