Kompozisyon Yarışmasına Çağrı

Kırklı yıllarda, Hasan Ali Yücel döneminde, lise öğrencisi olabilmek önemli bir sorundu ; orta okulu bitirmiş olmanın ötesinde, birisi  “Tahrir” (kompozisyon)  olmak üzere üç dersten Devlet eleme sınavını vermeniz , (birisinden kalınca üçünden birden kalmış oluyordunuz ve sadece iki hakkınız vardı), arkasından kalan diğer derslerden ayrıca sözlü sınava girmeniz gerekiyordu. Eleme sınavını veremeyenler ya sanat okuluna gidecekler ya da orta okul mezunu olarak iş arayacaklardı. Eğitimlerini lise düzeyinde sürdürmeleri mümkün değildi.

Üniversite öğrencisi olabilmenin şartı ise; lise bitirme sınavlarını verdikten sonra ayrıca dört dersten, birisi yine kompozisyon, devlet olgunluk sınavına girmek ve başarılı olmaktı.

İyi ifade edilmemiş bilgi, edinilmemiş bilgi demektir, bilgi, bilgi olmaktan çıkar akıl karıştıran sözcükler olur, yazılı olarak iyi ifade edilmemiş düşünce ise  var olmayan düşüncedir. Bilgilerin, düşüncelerin, yazılı olarak, kendi mantığı içersinde tutarlı bir biçimde ifade edebilme sanatı, en azından alışkanlıkları, kazanılmadığı sürece öğrenim ve eğitimin yararı sınırlı kalır. Orta öğrenimi güçlü olmayan bir ülkenin aydını kültür oluşturamaz.  Attilâ İlhan’nın sağlam kültür derinliğindeki liseyi görmezlikten gelemeyiz.

Test usulü  sınav şüphesiz bilgi  ve düşünme gücünü belirlemede etkili bir yoldur, öğrenci sayısındaki olağan üstü artışlar da bu yolu tercihi zorunlu kılmaktadır. Ama sonuç ; gençlerimizin yazılı ifade, anlatım gücü ortadadır. Artık, bir bilginin, bir fikrin yazılı olarak düzgün bir biçimde ifade edilmesi, aktarılmasının öğrenilmesi, böyle bir yeteneğin kazanılması  gençlerimizin özel istek ve merakına kalmıştır.

Amacımız gençlerimizi buna özendirmek , bilgili olmanın yanında, bilgi ve düşüncelerin iyi bir şekilde ifade edilmesinin önemini vurgulamaktır. Bunun ayni zamanda gizli kalmış, özendirilmemiş yeteneklerinde fark edilmesine yol açacağı muhakkaktır. Attila İlhan  yeteneklerinin ilk işaretini  Karşıyaka Orta okulunda devlet eleme kompozisyon sınavında vermişti.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” bu ünlü ve çok doğru söz, 1943 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Orta Okul Eleme sınavında kompozisyon  (o zamanın deyimiyle “Tahrir”) konusuydu.Öğrenciler yazılı olarak bu sözden ne anladıklarını, nasıl yorumladıklarını açıklayacaklardı.

Aradan altmış yıldan fazla bir zaman geçti ; konu dünyada ve ülkemizde güncelliğini korumaktadır.

Şimdi tüm liseli gençlere soruyor, konu üzerinde düşünmelerini, fikirlerini açıklamalarını bekliyoruz.