Elde var hüzün

Hürriyet

 

Türk edebiyatından bir çınar devrildi. Üçüncü Şahsın Şiiri, Elde Var Hüzün, Yağmur Kaçağı gibi unutulmaz eserlere imza atan şair ve yazar Attila İlhan hayata veda etti.

Maçka’daki evinde 80 yaşında vefat eden İlhan, “Ben Sana Mecburum”, “Ayrılık Sevdaya Dahil” gibi ünlü şiirleriyle edebiyatla ilgilenen, ilgilenmeyen geniş kitlelerin gönlünü kazandı.

PERŞEMBE GÜNÜ TOPRAĞA VERİLECEK

Maçka’daki evinde vefat eden ünlü şair ve yazar Attila İlhan’ın cenazesi, 13 Ekim Perşembe günü İstanbul’da toprağa verilecek.

Alınan bilgiye göre, Attila İlhan için ilk olarak, cumartesi günleri “Attila İlhan’la Yolculuk” programını yaptığı Mecidiyeköy’deki Kanaltürk Televizyonu’nun önünde tören düzenlenecek. Saat 10.00’da yapılması planlanan bu törenin ardından, Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) de bir tören gerçekleştirilecek.

İlhan’ın cenazesi, daha sonra Teşvikiye Camii’nde öğleyin kılınacak namazın ardından Aşiyan Mezarlığı’nda defnedilecek.

Ünlü oyuncu Çolpan İlhan’ın ağabeyi İlhan, İzmir’in Menemen ilçesinde 1925 yılında doğdu.

Attila İlhan, ilk ve orta öğreniminin büyük bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı bölgelerde tamamladı.

İzmir Atatürk Lisesi 1. sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza yazdığı Nazım Hikmet şiirleriyle yakalanmasıyla 1941 yılında 16 yaşındayken tutuklanan İlhan, okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kalan İlhan, 2 ay hapiste yattı. Attila İlhan, “Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına” dair belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. İlhan, Danıştay kararıyla 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı.

Attila İlhan, lise son sınıftayken “CHP Şiir Armağanı”nda ”Cebbaroğlu Mehemmed” şiiriyle ikincilik ödülünü pek çok ünlü şairi geride bırakarak aldı.

Daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydolan İlhan’ın, bu yıllarda “Yığın ve Gün” gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. İlhan, 1948’de ilk şiir kitabı “Duvar”ı kendi imkanlarıyla yayınladı.

1949 yılında üniversite ikinci sınıftayken “Nazım Hikmet’i kurtarma hareketine” katılmak üzere ilk kez Paris’e giden İlhan, 1951 yılında “Gerçek” gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca yine Paris’e gitti.

Yurda döndükten sonra Hukuk Fakültesi’ne devam eden, ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bırakan İlhan’ın sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde 1953’te Vatan Gazetesi’nde sinema eleştirileri yazmasıyla başladı.

Sekiz yıl İzmir’de kaldığı dönemde “Demokrat İzmir” gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüten İlhan, 1973’te Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını üstlenerek Ankara’ya taşındı.

Başkentte 1981 yılına kadar kalan İlhan, “Fena Halde Leman” adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşti. Burada gazetecilik serüvenine Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam eden İlhan, bir süre de Güneş ve Meydan gazetelerinde yazılar yazdı.

Attila İlhan, 1996 yılından itibaren de köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesinde sürdürdü.

ÖNEMLİ ESERLERİ

“Sekiz Sütuna Manşet”, “Kartallar Yüksek Uçar” ve “Yarın Artık Bugündür” gibi beğenilen dizilerin senaryosunu da yazan İlhan, ayrıca Ali Kaptanoğlu adıyla “Şoför Nebahat”, “Yalnızlar Rıhtımı”, ”Devlerin Öfkesi” gibi filmlerin senaryo yazarlığını yaptı.

Attila İlhan’ın şiir, roman ve gezi notları ve deneme türündeki bazı kitapları da şunlar: “Duvar”, “Sisler Bulvarı”, “Ben Sana Mecburum”, “Böyle Bir Sevmek”, “Ayrılık Sevdaya Dahil”, “Kurtlar Sofrası”, “Sırtlan Payı”, “Fena Halde Leman”, “Abbas Yolcu”, “Hangi Sol”, ”Faşizmin Ayak Sesleri”, “Batının Deli Gömleği”, “Yanlış Erkekler Yanlış Kadınlar”, “Allah’ın Süngüleri”.

EDEBİYATIN ZİRVEDEKİ ÖRNEĞİYDİ

Hürriyet Gazetesi Yayın Danışmanı ve edebiyat eleştirmeni Doğan Hızlan, Attila İlhan’ın Türk edebiyatındaki yerini şöyle anlattı: “Attila İlhan romancılığıyla Türk siyasetininin önemli kanavasını işledi. Ve ayrıca iyi yazılmış şiirin de nasıl kitlelerce okunduğunu ispatladı. Edebiyatçının, sadece yazarak değil, yaşayarak, konuşarak da toplumda bir işlevi olduğunun en uçtaki, en zirvedeki örneğini verdi.”

Şair Ataol Behramoğlu ise Atila İlhan’ın Türk şiirindeki yerini şöyle anlattı: Büyük şairler vardır bir de mucize şairler. Türk şiirinin mucize şairlerinden biriydi. Üç beş şairinden biriydi. Biçimde Türk şiirinin bütün geleneklerini çok iyi kavramış özümsemiş bir şairdi. Batı şiirinin en modern yaratılarından haberdar. Bunların son derece yerli bir senteziin yapmış olan bir şair. Biçimin büyük bir ustası aynı zamanda duygu inceliklerinin olağanüstü bir şairi imge yapmada ikinci yeni şiirine yakıştırılan bu işin asıl ustası Attila İlhan’dır.

CUMHURBAŞKANI SEZER: YOLGÖSTERİCİ OLMAYA DEVAM EDECEK

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Attila İlhan’ın kendisinden sonraki kuşaklar için de yolgösterici olmayı sürdüreceğini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Sezer, şair-yazar Attila İlhan’ın vefatı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Yazın dünyasının seçkin ismi Attila İlhan’ın vefatından büyük üzüntü duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Sezer, “Şiir, roman ve denemeleriyle Ulusumuzun sevgisini kazanan Attila İlhan, yazınımızın usta isimleri arasında her zaman saygıyla anılacak, geride bıraktığı yapıtlarıyla yaşayacaktır. Yapıtları beğeniyle okunan Attila İlhan, kendisinden sonraki kuşaklar için de yolgösterici olmayı sürdürecektir” dedi.

Attila İlhan’a Tanrı’dan rahmet, ailesine, yazın ve basın dünyasına başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, ayrıca Attila İlhan’ın kardeşi Çolpan İlhan’a da bir telgraf göndererek, başsağlığı dileklerini iletti.

BAKAN KOÇ: TOPLUMA AYNA TUTTU

Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç, yaşamını yitiren Türk edebiyatının büyük ismi Attila İlhan’ın, yazılarıyla topluma ayna tuttuğunu belirtti.

Bakan Koç, Attila İlhan’ın vefatı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. İlhan’ın ölümünü üzüntüyle öğrendiğini belirten Koç mesajında, “Şair, romancı ve gazeteci kimliğinin yanı sıra, deneme, eleştiri ve senaryo yazarı olarak ortaya koyduğu başarılı eserleriyle Cumhuriyet sonrası Türk edebiyatında kendine özgü bir yer edinen ve yazılarıyla topluma ayna tutan Attila İlhan, ülkemizin yetiştirdiği ender aydınlardan biriydi” dedi.

Kültür Bakanı Atilla Koç, gerçek bir edebiyat ve kültür adamı olan Attila İlhan’ın, şiirleri ve romanlarıyla yaşamaya devam edeceğini ve Türk halkının gönlündeki müstesna yeri koruyarak, daima saygıyla anılacağını bildirdi. Atilla Koç, “Bu düşüncelerle, edebiyat, sanat ve basın dünyamızın saygın ismi merhum Attila İlhan’a Allah’tan rahmet, sevenlerine ve edebiyat camiasına başsağlığı diliyoruz” dedi.

TÜRKİYE YAZARLAR SENDİKASI’NDAN TAZİYE MESAJI

Ünlü şair ve yazar Attila İlhan’ın ölümünün ardından edebiyat çevreleri, “Türk şiirinin büyük bir şairini yitirdiği” yorumunu yaptı.

Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Enver Ercan, İlhan’ın vefatına ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, şunları söyledi: “Türk şiiri, kitlelere mal olmuş son büyük şairini yitirdi. Şiir ve edebiyat üzerine söyledikleri, yazdıkları kadar, Türkiye ve aydınlar üzerine kaleme aldıklarıyla da hep ilgi çekti, gündem yarattı, tartışmalara konu oldu. Edebiyat dünyasına adım attığı yıllardan bugüne kadar, özellikle şiirde belirleyici rol oynadı. Ondan etkilenmeyen kuşak, şair yok denebilir rahatlıkla. Attila İlhan, efsanesini yaşarken yaratmış bir şair.”

BENZERSİZ BİR KİŞİLİKTİ

Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Genel Sekreteri ve yazar Turgay Fişekçi de, şunları kaydetti:“Çağdaş şiirimizin en benzersiz kişiliklerindendi. Nazım Hikmet’le başlayan şiir serüveninde, toplum ile birey arasında çağdaş bireyi şiir dünyamıza kazandırdı. İlhan, imge gücü benzerine rastlanmayacak ölçüde büyülü bir şiir dünyası yarattı. Sonraki kuşakları büyük ölçüde etkileyen bir şair oldu. Şiirlerinin yanı sıra şiir alanındaki görüşlerini savunmadaki mücadeleciliği, savaşımcılığı ile de şiir tarihimizin baş aktörlerinden biriydi. Şiirleriyle çok geniş kitleleri etkiledi. Fakat gerçek şiirle bayağılık arasındaki sınırda her zaman şiiri galip geldi.”

BAYKAM: SİYASET VE EDEBİYAT İÇİN BÜYÜK KAYIP

Ressam ve yazar Bedri Baykam ise Attila İlhan’ın vefatıyla ilgili olarak şöyle konuştu: “Sayın Attila İlhan’ın kaybı, 20. yüzyıl tarihimizin içinde siyaset ve edebiyatta çok büyük bir boşluk açtı. Büyük bir yara aldı Türk entelektüel hayatı. Özellikle aydınlanma devrimini anlamak, hazmetmek, gelecek kuşaklara taşımak ve sürekli olarak yeni yorumlarla onun ışığını gençlerle buluşturmak, Attila İlhan’ın kendisine biçtiği bir misyondu. Tarihe ışık tutan analizlerle, arşiv araştırmalarıyla, eski bilgilere bugünün penceresinden ve bugünün jeopolitik-stratejik gerçekleri doğrultusunda yeni yorumlar getiren bakış açısıyla siyasi hayatımıza çok önemli renkler kazandıran katkılarda bulundu.

BAYKAL: KAYBI BÜYÜK BOŞLUK BIRAKACAK

20 Ağustos 1959’dan bir anı. Kızkardeşi Çolpan İlhan ile Sadri Alışık’ın düğün töreninde.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türk edebiyatının ve yayın dünyasının önde gelen isimlerinden Attila İlhan’ın yaşamını yitirmesinden büyük bir üzüntü duyduğunu belirterek, “Edebiyat, fikir ve yayın dünyasında çok büyük bir eksiklik, çok büyük bir boşluk yaratacaktır” dedi.

Baykal, Attila İlhan’ın geçirdiği kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından yaptığı açıklamada, Attila İlhan’ın 16 yaşındayken fikir suçlusu ilan edildiğini, öğrenimine Danıştay kararıyla devam ettiğini ve 1946 yılında Cahit Sıtkı Tarancı ile Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın da katıldığı CHP’nin şiir yarışmasında ikinci olduğunu anımsattı. Baykal, “80 yaşında yaşamını yitiren Attila İlhan yaklaşık 60 yıldır edebiyat, fikir, yorum dünyamızın, radyolarımızın, televizyonlarımızın, gazetelerimizin önde gelen seçkin ve saygın isimlerinden biriydi” dedi.

Baykal, Attila İlhan’ın yaşamının mücadeleler, dersler, özveriler ve kararlılıklarla olduğunu belirterek, Attila İlhan’ın bugüne kadarki yaşamına dikkat çekti. Baykal, “Attila İlhan’ın kaybı yazın, kültür, sanat, düşün ve medya dünyası için çok büyük bir eksiklik, büyük bir boşluktur” dedi.