Ilımlı İslam mı, Batıcı İslam mı?

( Tesbit/1. … üzerinden kaç gün geçti bilemem, bildiğim, şu satırları bu köşede, benim kalemimden okumuş olduğunuz:

”… Emperyalizm’in diyalektiği, bazen dinleri birbiriyle vuruşturduğu gibi, bazen de aynı dinin farklı yorumlarını çatıştırır, bundan fayda umar. (…) Bu bakımdan ABD’nin Ortodoksluk Dünyası içinde de, benzer bir ‘dağıtma operasyonu’ planladığı; Moskova’nın Ortodoksluğu’na karşı, ‘Batı’nın himâyesinde bir Roma Ortodoksluğu geliştirip, durumu pekiştirmek için Haliç’te bir Fener ‘Vatikan’ı örgütlemek (…) istediği düşünülebilir…” (Cumhuriyet, 21 Temmuz 2004)

Bu tesbit, handiyse ‘insiyâki olarak’ , şöyle bir soruyu akla getirmez mi? Batı (‘Sistem’) kendi dini olan Hıristiyanlık içinde bile, çıkarına uygun ‘kiliseler’ oluşturuyorsa; ‘rakip’ -hatta düşman- ilan eylediği Müslümanlık içerisinde, benzer oyunlara başvurmaz mı?..)

Recâi Kutan kesin konuşuyor…

( Tesbit/2. … Saadet Partisi Genel Başkanı Recâi bey (Kutan), AKP konusunda ona yöneltilen bir soruyu cevaplandırırken, demiş ki:

”… Ben uzun yıllar birlikte çalıştığımız bu arkadaşlarımızı, artık tanıyamıyorum. Nedir bunların çizgileri dedim. Sonuçta içlerinden bir milletvekili çıktı, ‘muhafazakâr demokrat’ diye bir kavram ortaya attı. Batı’daki ‘Hıristiyan demokratlar’ gibi bir şey. ( Bunlara ) sâde Amerikancı değil, ‘Batıcı İslâm’ demek lâzım: öbür Batı ülkeleri de aynı şeyi istiyor. Özellikle 11 Eylül’den sonra, gerek ABD’de gerekse Avrupa’da, Müslümanlar’a karşı takınılan tavra bakınız; oralarda artık gerçek İslâm bir ana hedef ve adeta düşman haline getirilmiş. Artık inkâr edilir tarafı yok, bir Batı kuruluşu olan NATO’nun İslâmiyet’e bakışı ortada…”

”… Bunlar ise ( AKP’liler ) AB’ye illâ gireceğiz diye her türlü tavizi vermeye hazırlar. Kıbrıs, bize sorarsanız, gitmiştir; bu arada Irak’taki çıkarlarımız, büyük ölçüde ayaklar altına alınmıştır. Irak’ta, Filistin’de, Afganistan’da cereyan eden olaylara bakın. Bizim bin yıllık bir devlet geleneğimiz var. Bu gelenek de herhalde zâlimlerle bir arada olmaya cevâz vermiyor; ama ( buraya dikkat! ) şu anda, tutum itibâriyle, Batı’nın çıkarları doğrultusunda, bir uygulama biçimi görüyorum. Bunun en son örneklerinden birisi de, ABD’nin büyük bir yutturmaca olarak ortaya attığı, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’dir…”

Bundan çıkan nedir? ‘Milli Görüş’ ‘Ilımlı İslâm’ ı reddediyor; Recâi bey (Kutan) bu konuda açık ve kesin, demiş ki:

”- … İslâm, İslâmdır; İslâm şunun bunun, sizin benim arzusuna göre kabul edilebilecek bir din değildir; İslâm’ın iki temel kaynağı vardır: bunlardan bir tanesi Kur’ân-ı Kerim’dir, öbürü de Peygamberimizin sünnetidir. Bunun istediğiniz kısmını kırpıp, istediğinizi bırakırsanız, İslâm dışı bir din ortaya çıkar; dolayısıyla ben, ‘Ilımlı İslâm’ diye bir tarif kabul etmiyorum…” ( Cumhuriyet, 25 Temmuz 2004 )

Peki, ya kabul eden varsa?..)

Davetin böylesi…

( Tesbit/3. … Meraklısı bilmez mi? Çeşitli ülkelerdeki türdeş partiler, Avrupa Parlamentosu ‘nda, ortaklaşa gruplar oluşturmuştur. Bunlardan biri de, çeşitli Hıristiyan Demokrat partilerin oluşturdukları, Avrupa Halk Partisi (IPP). İşte bu partinin Genel Başkanı, geçenlerde bir telâş Ankara ‘ya uğradı; bu arada, Başbakan tarafından da kabul edildi; niçin mi, bunu elbette en iyi, olayı anlatan haberi okuyarak öğrenebiliriz; çünkü aynı zamanda o, az önce yukarda sorduğumuz sorunun cevabı olacaktır:

”… Avrupa’daki Hıristiyan Demokratlar’ın oluşturduğu IPP Grubu’nun Başkanı Martens , (buraya dikkat!) Erdoğan’la görüşmesinde; AKP’yi gruplarına üye olmaya davet için Türkiye’ye geldiklerini söyledi. IPP’nin Avrupa Parlamentosu içinde en büyük grup olduğunu ve Avrupa’da Hıristiyan Demokrat kökenli 10 başbakan bulunduğunu ifade eden Martens, AKP’nin gruplarına üye olmasının, AB müzakerelerinde ‘arkasında sağlam bir destek olduğu’ anlamına geleceği mesajını verdi. Erdoğan’dan, bir an önce üyelik başvurusunda bulunmalarını isteyen Martens, şöyle konuştu:

”- … Üyelik başvurunuzu hemen yaparsanız, Aralık’taki müzakereler öncesinde, müracaatınızı sonuçlandırma zorunluluğunu hissederiz, çünkü size muhtemelen Aralık’ta tarih verilecek; ancak, bundan sonra müracaat ederseniz, önümüzde yetişmesi gereken bir tarih olmayacağı için müracaat daha geç sounçlanacaktır…” (Hürriyet, 31 Temmuz 2004)

Hürriyet ‘in bu haber/röportaj için seçtiği başlığa diyecek yok: ”Bize Katılın, AB İçin Destek Olalım!” Sizi bilemem ama, bunun bana hatırlattığı, İngiltere Devlet-i fehimânesi’nin o eski ve ünlü Hariciye Nâzırı ve başvekili Lord Palmerstone ‘un, daha o tarihte, Türkler’in Avrupa ‘ya kabulü bahsinde söyledikleri:

”- … Türklere, Müslüman oldukları için, hiçbir şekilde taraftar değilim; eğer Hıristiyan yapılabilirlerse, son derece mutlu olacağım…”

Yorum gerekir mi?)

Cumhuriyet, 09.08.2004