‘Kaptan’ doksan yaşında!

http://www.dunya.com/

​Şiir, roman, deneme, inceleme, senaryo, eleştiri…Geride kalan sayısız eser…Televizyona yapılmış programlar, yayına hazırlanmış sayısız kitap,dergi…Düşünmeye, yazmaya, üretmeye adanmış, bir günü dahi boş geçmesin diye emek sarfedilmiş 80 yıllık bir ömrün verimleri… Onlar, tam 10 yıl önce, 11 Ekim 2005 tarihinde aramızdan ayrılan Attilâ İlhan’ın bizlere yadigârları… Yaşasaydı 90. yaşını kutlayacağımızın edebiyatımızın “ Yalnız Şövalyesi” nin…

Halen kitaplarını okurlarla buluşturan Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, şairin 90. yaşı için özel bir etkinlik hazırlamıştı bu hafta. Kadıköy Belediyesi ve Attilâ İlhan Vakfı’nın işbirliğiyle Caddebostan Kültür Merkezi’nde 12 Ekim Pazartesi günü gerçekleştirileceği duyurulan anma etkinliği, Ankara’da yaşanan menfur terör saldırısı nedeniyle henüz belirlenemeyen bir tarihe ertelense de biz, bugün sayfamızda edebiyatımızın gelmiş geçmiş en önemli isimlerinden Attilâ İlhan’a saygılarımızı sunalım. Attilâ İlhan, ömrünün son günlerine kadar çalışmayı, üretmeyi hiç aksatmamış bir edebiyatçıydı. Öyle ki, 11 Ekim 2005’te gelen ölüm haberi, onu bir iki gün önce Kitap Fuarı’nda gören, yapıtlarını imzalatan okurları için tam anlamıyla bir şok etkisi yaratmıştı. İstisnasız her gün yazılarak üretilen, hemen hepsi edebiyat tarihimizde yerini alan kitaplarının yalnızca sayısı bile onun çalışkanlığını vurgulamak için yeterli. Bürokrat bir babanın oğlu olarak Menemen’de doğan Attilâ İlhan, Işık Lisesi’nden mezun olduktan sonra sonra girdiği İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki yükseköğrenimini yarıda bıraksa da öğrenciliği bir ömür bırakmamış bir isim. Ömrünün Paris’te aralıklarla geçen 6 yılı, Türkiye’ye döndükten sonra girdiği basın ve Yeşilçam, sonrasında televizyon dünyası, yarattığı toplumcu gerçekçi Mavi şiir akımı ve tabii ki en önce hayat, Attilâ İlhan için daima bir öğretmendi. O, kendisini şiirimizin, hatta edebiyatımızın “Kaptan”ı mertebesine çıkan yolu yazmaktan hiç vazgeçmediği cümleleriyle ilmek ilmek örmüştü… DÜNYA Kitap’ın 80. yaşı için hazırladığı özel sayıda, anlattığı şu anısı da bunun kanıtı değil mi: “Yanılmıyorsam bir kış günüydü. Bir şeye dalmış yazıyordum. Başımı her kaldırdığımda birkaç masa öteden, benden yaşlı, sevimli, mavi gözlü birisinin bana baktığını görüyor, işin tuhafı onun gülümsediği zebahına kapılıyordum. Bu birkaç kere tekerrür etti. Sonunda o kişi ‘Sen kaç yaşına girersen gir, hep o çalışkan öğrencisin,’ dedi. Birden sesinden Rıfat Ilgaz’ı tanıdım (…) Ben bunu iltifat saydım çünkü, yazarlık öyle bir meslektir ki, öğrencilikten farkı teneff üsün olmayışıdır.

Oyuncaklarını parçalayan meraklı çocuk…

80. yaş sayısına, Attilâ İlhan’ın kardeşi tiyatro sanatçısı Çolpan İlhan’ın çocukluklarına dair anlattıklarına da yer vermiştik. Çolpan İlhan’ın o gün anlattıkları, Attilâ İlhan’ın öğrenme hevesini bir ömür kaybetmeyişini desteleyen, hayata dair merağını vurgulayan anılardı. İşte onlardan bir tanesi: “Çalışkanlığı en önemli vasıfl arından biri abimin. Hem okul hayatında, hem sonraki yaşamında çalışkan kelimesinin tam karşılığı Attilâ İlhan (…) Bir bayram dolayısıyla otomobil görünüşlü bir bisiklet alınmış. ‘Bu nasıl çalışıyor, öğrenelim’ diye tutturmuş. Bizim yarı dadı, yarı emektar Emine ninemiz vardı, kırıcı oydu, havanı eline alır tak tak kırardı… ‘Oğlum’ demiş, ‘havanla kırılmıyor, koca alet.’ O kadar ağlamış ki, çarşıdan marangoz getirilmiş, o kırmış, ağabeyim de pedallar nasıl çalışıyor, görmüş.”

Koli koli ‘duvar’ …

70. yaşı için hazırladığımız bir başka özel sayıda ise “Kaptan”, ilk kitabının basıldığı günlere dönüyor, koli koli “Duvar”ın öyküsünü anlatıyordu: “Annem kitabımı (Duvar) bastırmam için bin lira vermişti. Kardeşimle (Cengiz İlhan) birlikte İstanbul’a geldik. 1946 CHP Şiir Armağanı’nı kazanmıştım. Bir basımeviyle konuştum ve kendi paramla şiir kitabımı yayınlamak istediğimi söyledim. İstanbul’da Taksim’de bir evde kalıyoruz. (…) Nihayet kitap basıldı ve biz yüklendik kitapları Taksim’deki eve geldik. Koliyi yere bıraktık ve her birimiz elimizdeki kitaplarla köşemize çekildik. Tashih arayan gözlerle okuyorduk kitabı. Sonra iş, kitapları dağıtmaya geldi. Kitabevlerini dolaşıp üçer beşer bırakıyorduk. Sonra aynı hafta içinde aynı kitabevlerini dolaşıyor., satılıp satılmadığını kontrol ediyorduk. Ama elbette kitapları tüketemedik ve ben önüme gelen herkese kitapları imzalayıp verdim. Yine de mebzul miktarda kitabın arttığını söyleyebilirim.”

Daha yakınmak tanımak için …

► Attilâ İlhan’da Kültür Sorunsalı, Gönülden Esemenli Söker, Bilgi Yayınevi
► Attilâ İlhan Armağanı: Kaptan’a Saygı İle, Yakup Çelik, Kültür ve Turizm Bakanlığı
► Şubat Yolcusu: Attilâ İlhan’ın Şiiri, Yakup Çelik, Akçağ Yayınları
► Şehir Filmleri: Attilâ İlhan, Nur Akalın, +1 Kitap
► Attilâ İlhan’ın Siyasal Düşüncesi, Hakan Reyhan, Phonenix Yayınları
► Attilâ İlhan Şiirlerinde Beyoğlu, Nuran Özlük, Başlık Yayınları
►Attilâ İlhan’la Akıp Giden Düşünceler, Erol Manisalı, Derin Yayınları
► Attilâ İlhan’la Siyaset Güncesi, Erol Manisalı, Derin Yayınları
► Attilâ İlhan’la Hayatın İçinden, Erol Manisalı, Tarihçi Kitabevi
► Luis Aragon ve Attilâ İlhan: Toplumbilimsel Roman Çözümlemesi, Yavuz Kızılçam, Ürün Yayınları
► Nâm-ı Diğer Kaptan, Selim İleri, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (sahaflardan)
► Mavi Adam, Zeynep Aliye, Bilgi Yayınevi (sahaflardan)
► Sarmaşık, Otopsi Yayınları (sahaflardan)
► Yalnız Şövalye, Zeynep Aliye, Bilgi Yayınevi (sahaflardan)
► Attilâ İlhan’a Mektuplar, Belgin Sarmaşık, Otopsi Yayınları (sahaflardan)
► Büyük Yolların Haydudu: Kendi Kaleminden Attilâ İlhan, Hazırlayan: Öner Ciravoğlu, Can Yayınları (sahaflardan)

14/10/2015
www.dunya.com